Kalıcı Epilasyon Teknikleri
Dr. Özgür Koldaş
Medikal Estetik Hekim
Kalıcı epilasyon teknikleri, kıl sıklığını azaltmak veya daha ince bir kıl folikülüne dönüştürmek değildir. Açık ve net ifadeyle, kıl kökünün yok edilmesi demektir. Bu tanımlamaya ihtiyaç duyulma sebebi, epilasyon tanımının artık tartışma konusu yapılmasından dolayıdır. Çünkü kalıcı epilasyonu, teknik donanımı olan ve deneyimli doktorlar başarıyla yapabilmektedir. Bu alt yapıya sahip olmayan kimselerde epilasyon tanımını değiştirip, 'kıl yoğunluğunu azaltmak' veya 'kılı zayıflatmak' gibi talihsiz açıklamalar yapar olmuşlardır.
İğneli epilasyon
Kalıcı epilasyon denilince akla ilk iğneli epilasyon yöntemi gelmektedir. 19. yüzıldan bu yana uygulanılan bu yöntem, o dönemlerde çığır açan bir teknik olmuştur. Bu yöntem kıl köküne elektrik akımı verilmesi prensibiyle uygulanır. 150 yıldan beri uygulanan bu tekniği tamamen tahtından indirmek zor gibi görünmektedir. Modern cihazlarla yapılan yöntemlerin yetersiz kaldığı vakalarda iğneli epilsayon hala kullanılmaktadır. Temel olarak üç çeşit iğneli epilasyon yöntemi vardır:
Elektroliz : Zayıf akımın kesintisiz olarak folikül kök kısmındaki hücrelere etkilemesidir. Ancak uzun sürede cevap alınır. Ağrısız ve etkili bir yöntemdir.
Termoliz: Yüksek frekanslı akımın folikül köküne verilmesidir. Hızlı ve kesin bir yöntem olmakla ağrılıdır. İz kalma riski de vardır.
Blend: Karışık akımdır. En uygun yöntemdir zira elektroliz gibi ağrısız ama etkili, termoliz gibi hızlı ve kesin bir yöntemdir.
Işıklı epilasyon yöntemleri
Başlıca epilasyon çeşitleri, lazer ve IPL (Intens Pulse Light)'dir. Işık ile yapılan epilasyon kıl folikülünde bulunan bazı hücrelere ışığın etkimesi temeline dayanır. Işık demeti cilde ulaştığında dokuda birçok yerde bulunan melanin pigmentine zarar vermeksizin, tüylerin gövde ve kök kısmında bulunan melanin pigmentini yeter derecede (70ºC) sıcaklıkta ısıtarak kıl köklerine zarar vermektedir. Bu konuda en sık sorulan soru lazer ile IPL teknolojileri arasındaki farkın ne olduğudur. Farkların en önemlisi, IPL'de dağınık haldeki dalga boyları kullanılırken lazerde filtrelerle seçilmiş dalga booyları kullanılır. Her dalga boyu ciltte farklı hücreyi hedeflediğinden farklı işlemler yapar. Lazerde seçilen dalga boylarıyla kullanılan sistemlere farklı isimler verilir. Bu isimler şunlardır:
-Ruby lazer (694 nm)
-Alexandrite lazer (750 nm)
-Diode lazer (810 nm)
-Nd: YAG lazer (1064 nm)
-IPL (Intense Pulsed Light) (600-1200 nm)
Bu cihazları değerlendirecek olursak temelde aynı mekanizma ile çalıştıkları görülür. Dokuda pek çok yerde bulunan melanin pigmentine ve bu pigmenti üreten kıl kökünde fazlaca bulunduğundan kıl kökü zarar görür ve epilasyon gerçekleşir. Kıl kökünde melanosit fazlaysa, yani kılın rengi siyah ise epilasyon daha başarılı olur. Ancak cilt rengi de önemlidir, çünkü deride de melanin bulunur. Açık tenli kimselerde melanin az, koyu tenli kimselerde fazladır. Kıla zarar vermek için yapılan işlemler deriye zarar verebilir. Yapılacak işlem hatalarıyla cilt yanabilir veya epilasyon gerçekleşmeden işlem tamamen boşa gidebilir. Bu sebepten ötürü epilasyon oldukça karmaşık ve nispeten riskli bir işlem olup mutlaka tecrübeli doktorlar tarafından uygulanmalıdır.
IPL (Intense Pulse Light) (Yoğun Işık Demeti): IPL ışık teknolojisi, en geniş dalga boyu aralığına sahip cihazdır. IPL'de 600-1200 nm dalga boyu aralığındaki ışık huzmesi kullanılır. Bu ışık için pek çok renk denenmiş, en uygunu, ciltte en derine gidebilme yeteneğine sahip olan kırmızı olarak kararlaştırılmıştır. Belirli renk ve belirli dalga boyundaki ışığın seçilebilmesi için mutfaklarda kullandığımız süzgece benzer işlevi bulunan bir filtre kullanılır. Her dalga boyu farklı hücrelere etki edeceği için istenmeyen etkiler için filtre önemlidir.
IPL teknolojisinde ışını uygulamak kadar cildi soğutmak da önemlidir. Epilasyonun temelinde kıl kökünde bulunan melanine belirli dalga boylarına sahip ışık ile ısı hasarı oluşturma vardır. Ancak bu işin altın kuralı, deride bulunan melanina az, kıl folikülünde bulunan mekanine çok hasar verilmesi vardır. Bu sayede dokuda hasar olmadan işlem gerçekleşmiş olur. Klasik foto epilasyon bundan ibarettir, basit bir işlem gibi görünür fakat her hastaya farklı şekilde uygulanması gerekir.
IPL'de epilasyon kadar rejüneverasyon (gençleştirme) işlemleri de yapılabilir. Düşük enerji seviyeleri ile uygulama yapılan dokuda fibroblast hücrelerini uyararak bölgeye gelmeleri ve kolajen üretmeleri sağlanır. Artan kolajen miktarı dokunun daha düz, kırışıksız ve sıkı olmasını sağlar. Özenle yapılması gereken bir tedavi olup, anti-aging tedavilerinde sıkça kullanılır.
IPL, cilt yüzeyine yakın ince kılcal (telenjiektazi) damarları silmek için kullanılır. Yeni nesil IPL teknolojisine sahip cihazlarla güzel sonuçlar alınmaktadır. Bütün bunlar, deneyim isteyen uygulamalardır.
Lazer: Lazer bir ışık çeşididir. El fenerinin ürettiği ışıktan farkı yoktur. Lazerin farkı, dağınık halde ve farklı dalga boylarındaki ışık tanelerini düzenleyip tek sıra haline ve tek dalga boyuna getirmesidir. Bu özelliklerdeki ışını sağlamak için lazerde de filtre kullanılır. Bu filtre süzgeçten ziyade, dar ağızlı bir huniye benzer. Yani tek renk, tek dalga boyu ve tek ışık huzmesi kullanılır. Bu yüzden lazerle bir işlem yapılır, başka işlemlerde kullanılamaz. Lazerin epilasyondaki mekanizması IPL'in aynısı, yani kıl folikülündeki melanin hasarından ibarettir.
Kullanılan pek çok lazer teknolojisi vardır. Daha önce teknik özelliklerinden kısaca bahsedilen bu lazerlerin tedavi etkinliklerinden bahsetmek gerekirse şunlar söylenebilir:
Rubie lazer: Tarihi önemi bulunan, fakat artık kullanımı olmayan bir lazerdir.
Alexandrite lazer: Epilasyona iyi cevap verir, yüz bölgesi uygulamalrında ağrılıdır. Ancak cihaz maliyeti yüksek bir teknolojidir.
Diod lazer: Alexandrite lazere göre epilasyon gücü nispeten zayıf ve genel olarak uygulamalar ağırılıdır. Cihaz maliyeti düşüktür.
Nd Yag lazer: Damar tedavilerinde güzel sonuçlar verir. Son zamanlarda estetik gündeminde sık yer almaktadır. Kabul gören son uygulama, IPL ve Nd Yag lazerle dövmelerin çıkarılması, yüzdeki ince tüylerin epilasyonu ve özellikle telenjiektazi gibi kılcal damar yapılarının tamamen silinmesi gerçekleştirilebilinir. Dokunun soğutulması doğru yapıldığında ağrı oluşmaz. Bu kombinasyonun cihaz maliyeti en makul olandır.
Radyo frekans
Ayva tüyü olarak isimlendirilen, çağı ince ve melanin yönünden fakir olan tüylerin epilasyonunda kullanılır. Bu tüyler en çok yüz bölgesinde bulunur. Bu tüylerin epilasyonunda, melanin eksikliği IPL ve lazer teknolojilerini devre dışı bırakır. Yüz bölgesinde iğneli epilasyon uygulamasının ağrışı ve enfeksiyon riski bulunması sebebiyle de kaçınılır. İşte radyo frekans bu aşamada kullanılır. Kıl kökü bölgesinde derin ısı yaratılır, hatta bu ısıyı uzun süre folikül çevresinde hapsetmek için kimyasallar kullanılır. İkişer gün arayla yapılan üç uygulama sayesinde 1 seans gerçekleştirilir ve 68 seansta sonuç alınır. Uygulaması ve hastanın takibi güç olan bu yöntem son zamanlarda gündem bulmaktadır.
|